2018 Venedik Mimarlık Bienali’nde, Corderie’den En Yenilikçi 10 Proje

P_20180907_103610
Corderie, Arsenale Girişi / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Görsel: Cengiz Can
P_20180907_103419
Corderie, Arsenale Girişi / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Görsel: Cengiz Can
P_20180907_104746
Corderie, Arsenale / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Image: Cengiz Can
  1. Diller Scofidio + Renfro (Post-Occupancy: the Roy and Diana Vagelos Education Center / Kullanım Sonrası: Roy ve Diana Vagelos Eğitim Merkezi)

İstanbul Tasarım Bienali’nde izleyiciyi heyecanlandıran “Unspoken” (Konuşulmayan) isimli işin sahibi interdisipliner tasarım stüdyosu, 25 Kasım’a kadar Venedik Mimarlık Bienali’nin Corderie mekanında Roy ve Diana Vagelos Eğitim Merkezi tıp fakültesi tasarımı ile yer alacak. Kulenin dikey yapısı tekrarlanan kat planlarından uzak durarak tasarlanan akışkanlık ile inovatif bir sunum ortaya çıkarıyor.

Diller Scofidio + Renfro
Diller Scofidio + Renfro (Kullanım Sonrası: Roy ve Diana Vagelos Eğitim Merkezi) Görsel: Cengiz Can
  1. DnA_Design and Architecture (The Songyang Story / Songyang Hikayesi)

Geniş bir alana yayılan proje, Çin’in Songyang Bölgesi için tasarlandı. Yedi köyü içine alan The Songyang Story (Songyang Hikayesi) projesi, her bölge için özel olarak planlanan ortak kamusal alanlar aracılığıyla toplulukların günlük yaşantılarını renklendirmeyi hedefliyor. Bu kamusal alanlar bir çay evi, tiyatro, yaya köprüsü ve bir müze gibi mekânları kapsıyor.

The Songyang Story
DnA_Design and Architecture (Songyang Hikayesi) Görsel: Cengiz Can
  1. Elisabeth & Martin Boesch (Reuse, black yellow red / Yeniden kullanım, siyah sarı kırmızı)

Martin Boesch kariyeri boyunca birçok öğrenciye miras yapılar ve genel olarak mimarlık üzerine eğitim vermiş ve ilham olmuş bir kişi. Boesch’un kültürel mirasın korunması konusundaki tartışmalı yaklaşımı değişimin yanı sıra yıkımı da içeriyor. Ekibin sergilenen işleri çokdilli bir grup ile gerçekleşen etkileşimler dizisinden doğan bir kitaptan alınan sayfalardan oluşuyor. İmgenin gücü ve evrenselliği bu zekice oluşturulan işle görünür hale geliyor.

Elisabeth & Martin Boesch
Elisabeth & Martin Boesch (Yeniden kullanım, siyah sarı kırmızı) Görsel: Cengiz Can
  1. Toyo Ito & Associates, Architects (Virtual Nature / Yapay Doğa)

Yapay Doğa, FreeSpace yani Özgür Alan teması altında gerçekleşen bienalde doğa – insan ilişkisine odaklanan birkaç iş arasında izleyici toplama başarısıyla dikkat çekiyor. Birkaç yastık ve yapay bir ormanın yansıtıldığı projeksiyon etrafına çekilen perdeden oluşan görece sade yerleştirme, dinlenmek için huzurlu bir alan yaratıyor.

Toyo Ito
Toyo Ito & Associates, Architects (Yapay Doğa) Görsel: Cengiz Can
  1. Laura Peretti Architects (Rigenerare Corviale_The Crossing / Rigenerare Corviale_Geçiş)

Küratörler Yvonne Farrell ve Shelley McNamara bienal çerçevesini açıklarken “demokrasi” kelimesini birden çok kez kullanıyorlar. Rigenerare Corviale 7000 sakini için oluşturduğu alan ile demokratik mekânlara harika bir örnek teşkil ediyor. Yapı, şehir ve tarımsal alan arasında bir barajdan ziyade bir filtre olarak hayal edilmiş.

Laura Peretti Architects
Laura Peretti Architects (Rigenerare Corviale_Geçiş) Görsel: Cengiz Can
  1. Jensen & Skodvin Arkitekter AS (Protective roof over Moya spring water source / Moya kaynak suyu üzerine koruyucu çatı)

Çin’deki bir su kaynağı üzerine Jensen & Skodvin Arkitekter AS tarafından tasarlanan çatı, izleyiciyi mimarların doğada karşılaştıkları zorluklar üzerine düşünmeye teşvik ediyor. Mimari üzerine düşündüğümüzde çoğu zaman doğal kaynakların korunması ve verimli kullanımı gözardı ediliyor. Ancak, mimarlar yarattıkları bu projeyle olası zorlukları etkileyici çözümleriyle bir arada izleyiciye sunmayı başarıyorlar. Kısıtlayıcı koşulların hakim olduğu bir alanda; toprak, kaynağın şekli, ağaçların pozisyonu ve korunması önceliğiyle, mimarlar sofistike geometrik şekle sahip bir yapı ortaya çıkarıyorlar.

Jensen & Skodvin Arkitekter AS
Jensen & Skodvin Arkitekter AS (Moya kaynak suyu üzerine koruyucu çatı) Görsel: Cengiz Can
  1. Gumuchdjlan Architects (A linear festival along the Transcaucasian Trail / Transkafkasya Patikası boyunca doğrusal bir festival)

Gumuchdjlan Architects tarafından yaratılan projenin ana hedefi geleneksel turizm uygulamalarında görülen tüketici akımın yerine kültürü ön plana çıkarmak. Bir maceraperest ile işbirliğinde, mimarlar 750 km uzunluğundaki Transkafkasya Patikası boyunca toplulukları buluşturacak ve kültürel deneyimleri tetikleyecek alanlar yaratmaya odaklanıyorlar.

This slideshow requires JavaScript.

  1. Barclay & Crousse (The Presence of the Absence / Yokluğun Varlığı)

Barclay & Crousse tarafından oluşturulan proje, mimariye kendilerinin kökleriyle bağlantılı yeni bir bakış açısı getiriyor. Mimari uygulamalarda Avrupa ve Peru arasındaki farkların altını çizerken, yapısı içindeki yeşil küfü zarifçe sergileyen bir duvarı bu farklara bir örnek olarak sunuyorlar.

Barclay & Crousse
Barclay & Crousse (Yokluğun Varlığı) Görsel: Cengiz Can
  1. Maria Giuseppina Grasso Cannizzo (DIP / INTO)

Farklı mecralarda mimar, tasarımcı ve sanatçı olarak tanımlanan Maria Giuseppina Grasso Cannizzo bienaldeki çalışmasıyla sanat, mimari, hareket ve ses arasında bir köprü kuruyor. Mimariye alışılmadık yaklaşımı izleyicisini, insanoğlunun çevresiyle ilişkisi üzerine düşünmeye iten basit fakat sürükleyici bir iş ile noktalanıyor. Sergilenen video, mimar tarafından yaratılan yerleştirmede insan vücudunun geçişiyle hareket eden ve müzikal bir performans ortaya çıkaran sallantılı parçaları gösteriyor.

 

  1. Riccardo Blumer (Sette architetture automatiche e altri esercizi / Yedi otomatik mimarlık ve diğer alıştırmalar)

    Riccardo Blumer’a ait ve aynı zamanda “Öğreti Pratiği” başlıklı küratöryal seçki içinde yer alan proje, belirli bir açıyla gelen ışık aracılığıyla görünen sabun köpüğünden duvarlar inşa eden büyüleyici bir mekanizmayı içeriyor. Ortaya çıkan iş, izleyiciyi duvar kavramı ve duvarların işlevi üzerine düşünmeye çağırırken deneylerin önemine vurgu yapıyor. Duvarlar yalnızca korunma, mahremiyet, dışlama ve sınır yaratmak için mi yaratılırlar?
08 RICCARDO BLUMER
Riccardo Blumer (Sette architetture automatiche e altri esercizi
Image: http://www.labiennale.org/en/architecture/2018

 

Kaynak ve daha fazla bilgi:

http://www.labiennale.org/en/architecture/2018

https://www.inexhibit.com/case-studies/core-exhibition-at-arsenale-venice-architecture-biennale-2018/

 

Top 10 Innovative Projects From Corderie, Arsenale at La Biennale Architettura di Venezia 2018

 

P_20180907_103419
Entrance of Corderie, Arsenale / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Image: Cengiz CanP_20180907_103610Entrance of Corderie, Arsenale / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Image: Cengiz Can
P_20180907_104746
 Corderie, Arsenale / La Biennale Architettura di Venezia 2018 Image: Cengiz Can
  1. Diller Scofidio + Renfro (Post-Occupancy: the Roy and Diana Vagelos Education Center)

The interdisciplinary design studio that thrilled the audience in the 3rd İstanbul Design Biennial with their project “Unspoken” is present in La Biennale Architettura di Venezia’s Corderie until November 25th with their architectural design for the school of medicine, Roy and Diana Vagelos Education Center. The vertical structure of the tower is innovative in terms of its fluidity created by an abstention from repeated floor plans.

Diller Scofidio + Renfro
Diller Scofidio + Renfro (Post-Occupancy: the Roy and Diana Vagelos Education Center) Image: Cengiz Can
  1. DnA_Design and Architecture (The Songyang Story)

The project that spreads over a wide territory is designed for Songyang County in China. The Songyang Story project covering seven villages, aims to invigorate the daily lives of the communities via shared public spaces tailored specifically for each area. These communal areas include a teahouse, a theatre, a pedestrian bridge, a museum etc.

The Songyang Story
DnA_Design and Architecture (The Songyang Story) Image: Cengiz Can
  1. Elisabeth & Martin Boesch (Reuse, black yellow red)

Martin Boesch has taught and inspired many students on heritage buildings and architecture in general throughout his career. Boesch’s controversial approach towards the protection of cultural heritage involves demolition as well as replacement. Their work consists of pages taken from a book created through a series of interactions with a multilingual crowd. The power and universality of images over words are apparent in the brilliant work.

Elisabeth & Martin Boesch
Elisabeth & Martin Boesch (Reuse, black yellow red) Image: Cengiz Can
  1. Toyo Ito & Associates, Architects (Virtual Nature)

Virtual Nature is successful in drawing the attention of the visitors among the few projects that underline the relationship between humankind and nature within the scope of FreeSpace, the general theme of the biennial. The seemingly simple installation consisting of pillows and a projection of an artificial forest enclosed by curtains create a peaceful area to relax.

Toyo Ito
Toyo Ito & Associates, Architects (Virtual Nature) Image: Cengiz Can
  1. Laura Peretti Architects (Rigenerare Corviale_The Crossing)

The curators Yvonne Farrell and Shelley McNamara use the word “democracy” more than once while defining the framework of the biennial. Rigenerare Corviale offers a brilliant example of a democratic space for its 7000 residents. Instead of creating a barrier between the city and the agricultural area, the building is imagined as a filter.

Laura Peretti Architects
Laura Peretti Architects (Rigenerare Corviale_The Crossing) Image: Cengiz Can
  1. Jensen & Skodvin Arkitekter AS (Protective roof over Moya spring water source)

The protective roof created by Jensen & Skodvin Arkitekter AS over a spring water source in China encourages the visitors to reflect on the challenges that architects face in nature. The protection and efficient usage of natural resources are often neglected when we think about architecture. However, the architects manage to reveal those challenges with a remarkable solution they’ve created with their project. In an area with restrictive conditions, the architects have created a sophisticated geometrical form influenced by the land, shape of the source, position of the trees and their protection.

Jensen & Skodvin Arkitekter AS
Jensen & Skodvin Arkitekter AS (Protective roof over Moya spring water source) Image: Cengiz Can
  1. Gumuchdjlan Architects (A linear festival along the Transcaucasian Trail)

The main goal of the project by Gumuchdjlan Architects is to promote culture over consumerism that is apparent in traditional tourism practices. By cooperating with an adventurer, the architects focus on providing cultural experiences through spaces created on the 750 km long Transcaucasian Trail that brings together communities.

 

This slideshow requires JavaScript.

  1. Barclay & Crousse (The Presence of the Absence)

The project of Barclay & Crousse brings a new perspective to architecture through their connection to their roots. While underlining the differences between the European and Peruvian architectural praxis, they present a wall that elegantly displays the patina found in the structure as an example.

Barclay & Crousse
Barclay & Crousse (The Presence of the Absence) Image: Cengiz Can
  1. Maria Giuseppina Grasso Cannizzo (DIP / INTO)

With her work DIP / INTO; architect, designer and artist Maria Giuseppina Grasso Cannizzo manages to build a bridge between art, architecture, movement and sound. Her unconventional approach to architecture results in a simple yet captivating work that inspires the audience to think about the connection between humankind and its relation with its surroundings. The video portrays the movement of the body and the consequent movement of oscillating pieces in an installation created by the architect that eventually generates a musical performance.

 

 

  1. Riccardo Blumer (Sette architetture automatiche e altri esercizi
    [The Practice of Teaching]

The project by Riccardo Blumer, which is also a part of the curatorial selection entitled “The Practice of Teaching”, yields a mesmerizing mechanism forming see-through walls that can only be seen by the reflection of light in a certain angle. The work encourages the audience to reflect on the concept and function of walls whilst highlighting the significance of experimentation. Are walls only built for protection, privacy, exclusion, and to form boundaries?

08 RICCARDO BLUMER
Riccardo Blumer (Sette architetture automatiche e altri esercizi
Image: http://www.labiennale.org/en/architecture/2018

 

Reference and more info:
http://www.labiennale.org/en/architecture/2018

https://www.inexhibit.com/case-studies/core-exhibition-at-arsenale-venice-architecture-biennale-2018/

 

Zamanın Yavaş Aktığı Semt Kuzguncuk

Küreselleşmeye ayak uyduran şehirler ve semtleri, dünyanın neresinde olursak olalım artık ayırt edemeyeceğimiz bir yerdeymişiz izlenimi yaratsa da, özgünlüğünü korumayı başaran nadir örnekler varlığını sürdürüyor. Bu özgün örneklerin arasında İstanbul’un sakin, sevimli ve yeşil semti Kuzguncuk adeta bize göz kırpıyor! Gerçi bir süredir tamamlanmayı bekleyen bu yazıyı paylaşana kadar Kuzguncuk yeşilinin bir kısmını ne yazık ki kaybetmiş bulunuyor. Yine de biz Kuzguncuk’u bir miktar inşaat halinde ama yemyeşil görmeyi başaran şanslılardan sayıyoruz kendimizi.

mimari, renk, bina, evler, kuzguncuk, imoga, sanat, galeri, resim, şehir, artwalk, sergi

Tarihi restoranları, kahveleri, binalarının yanı sıra yeni kurulan sanat galerileri, küçük kafeleri, sanatçı atölyeleri ve bostanıyla Kuzguncuk, ne İstanbul’da ne de dünyada eşi benzeri bulunamayacak bir semt.

5 Mayıs 2018, Cumartesi günü sanatsever dostlarımızla gerçekleştirdiğimiz Kuzguncuk gezisinde bu bölgenin onu farklı kılan semt kültürünü, tarihini, ama özellikle de sanat mekânlarını ziyaret ettik.

İşte bu gezimizde uğramadan geçmediğimiz noktalardan birkaçı:

Perihan Abla Sokağı’nda Buluşma ve Çay Eşliğinde Sohbet (güne güzel bir sürprizle başladık)

Perihan Abla

Türk dizilerinin unutulmaz sahnelerine konu olmuş Kuzguncuk’ta bu adreslerden biri de Perihan Abla Sokağı‘ndaki Ekmek Teknesi ve buranın hemen karşısındaki Asude Çayevi. Dışarıdan bakıldığında tahta masa ve sandalyeleriyle oldukça salaş görünen bu binanın üst katında ise birbirinden farklı müzik aletleriyle dolu bambaşka bir dünya var. Semt ve tarihi üzerine yaptığımız sohbete eşlik eden çay ve kahvelerimizi tamamladıktan sonra üst katta bu enstrümanların her birini aynı ustalıkla çalan Murat Bey‘in güzel sabah sürpriziyle güne başladık.

İMOGA Art Space‘de Murat İrtem‘in Yığın Sergisi

muratirtem, kuzguncuk, imoga, sanat, galeri, keçe, resim, şehir, artwalk, sergi
Yığın, Murat İrtem, İMOGA Art Space Kuzguncuk

İrtem‘in İMOGA Art Space‘de açılan sergisi Yığın, sanatçının daha önceden bilinen keçe işlerinin yanı sıra yağlıboya çalışmalarını ve kendi üretimi geri dönüştürülmüş kağıtlarla kaplanmış gündelik malzemeleri içeriyor. Sanatçı, 2015’de DarAlan sergisiyle değindiği şehirde yaşam, kentleşme ve insan arasındaki çarpık ilişkiyi Yığın‘da bir kez daha gündeme getiriyor. Bu sefer sadece duvarları değil yerleştirmeleriyle mekânın tümünü değerlendiren İrtem; şehrin sıkışık, üst üste yığılmış binalarını rengarenk bir dünya olarak bizlere sunuyor.

IMG_6441

Kanvas üzerine incelikle işlenmiş keçeyle birlikte alt katta bir masa üzerinde katman katman sıralanmış renkli keçe parçaları binaları andırarak şehir silüetine soyut bir yorum getiriyor.

muratirtem, kuzguncuk, imoga, sanat, galeri, keçe, resim, şehir, artwalk, sergi
Yığın, Murat İrtem, 2018, İMOGA Art Space

Eserlerinde görülen şehir silüetlerinin kimi İstanbul’a ait, kimi başka şehirlerden manzaralar. Ancak kozmopolit şehirlerin artık birbirinden zor ayırt edilebildiğinden bahsederken, manzaraların herhangi bir şehrin görüntüsü olabileceğine de dikkat çekiyor.

muratirtem2
Yığın, Murat İrtem, 2018, İMOGA Art Space

Murat İrtem eşliğinde sergiyi gezerken gözümüze ilk çarpan galeri girişinde bizi karşılayan üst üste yığılmış kaldırım taşları ve sanatçının kendi üretimi geri dönüştürülmüş kağıtla kaplanmış karton ve pet şişeler. Buradaki şişelerin zaman içinde atölyesinde biriken işlerden olduğunu öğrendik. Üzeri kağıtla kaplanmış işlere eşlik eden kaldırım taşlarının hikayesi ise hayli komik. İrtem bize gülerek anlatıyor yıllık Kuzguncuk yol çalışmasına denk gelen sergi kurulumunda yol işçileri ile arasında geçen sohbeti… Uzun lafın kısası, “istesem bulamam” dediği ve yerleştirmesini destekleyen kaldırım taşları işçilerin sanatçıya hediyesi.

muratirtem, kuzguncuk, imoga, sanat, galeri, keçe, resim, şehir, artwalk, sergi
Sanat rotasında ilk durak Yığın, Murat İrtem 2018 İMOGA Art Space

Kuzguncuk Bostanı (Burada fırsatını bulmuşken sanatta son zamanlarda sıkça yer bulan ekolojik konulara ve örneklerine değinmeden edemezdik. Ali Kazma’nın İstanbul Tasarım Bieneli’nde yer alan Kasa / Safe isimli Svalbard, Norveç Tohum Bankası’nı konu alan işi bu örneklerden biriydi.)

bostan1

Kuzguncuk Bostanı‘nın kendisi kadar, bu yeşil alan için semt sakinlerinin yıllar içerisinde verdiği mücadele de semt tarihinde önemli bir yer tutuyor. Yıllar süren uğraş sonunda belediyeden kura usulüyle belirli dönemlerde farklı kişilere kiralanan ekim alanlarında yerel halk yetiştiricilik yapabiliyor.

Corvino’da öğle yemeği (Sanat rotamız bir anda gurme turuna dönüştü.)

Corvino

Seda Hanım‘ın özenle oluşturduğu menü, güleryüzü ve her misafirine gösterdiği ilgisi sayesinde harika bir öğle yemeğiyle enerji topladık.

Mona Art Gallery (Türk Sanat Tarihi’nin ustalarını eserlerinden örneklerle andık)

Screen Shot 2018-05-24 at 09.53.31

Nuri İyem‘den yakın zamanda kaybettiğimiz Adnan Turani‘ye, Bedri Rahmi Eyüboğlu‘ndan Devrim Erbil‘e, Türk Sanatı’nın en önemli isimlerinin işlerinden örneklerin bir arada satışa açık olarak yer aldığı Mona Art Gallery‘e uğramadan geçmedik.

Kuzguncuklu sanatçı Ali Şengül’ü yeni atölyesinde ziyaret ettik.

Screen Shot 2018-05-24 at 09.47.01

Uzun bir dönem Amerika’da yaşayan ve burada sanat çalışmalarını sürdüren sanatçı, Kuzguncuk’taki atölyesinde bizi ağırladı. İşlerini keyifle dinlediğimiz Şengül, Kuzguncuk’ta kişisel üretimlerinin yanı sıra gençlerle de yeni çalışmalar yapmanın hazırlığında. Ali Şengül‘ün işlerinde ilham aldığını belirttiği John Singer Sargent‘tan izler görmek mümkün. Sargent‘ın özellikle odaklandığı soylu yaşamı ve portrelerinin aksine Şengül, benzer bir tekniği metrodaki insanları resmederken kullanıyor.

toplu2

Uzun süre dokusunu korumuş olan Kuzguncuk’a vakit kaybetmeden gitmek için bu mekânlar ve daha birçoğu oldukça geçerli sebepler. Birkaç güzel fotoğraf karesi yakalama garantili bu semti rotanıza mutlaka ekleyin!

Merve Turan Dönme Dolap Sergisi KKSM izmir sergi

Anlayarak Sergi Gezme 101

Deneyenler bilirler; son zamanlarda sergi gezmek zor zanaat! Sergiyi buldun, eserleri anladın, selfielerden (özçekim!) kaçtın derken savaştan çıkmışsın gibi bir ruh hali… Enseyi karartmadan “anlayarak sergi gezme” tüyolarımı paylaşmaktan mutluluk duyarım. Dilerim ki bu esprili ama bir o kadar da ciddi liste, ajandasında sanata yer ayırmak isteyip de erteleyenlere bir motivasyon olur. Diğer yandan, bir başkası tarafından zorla sergiye sürüklenen masum seyirciler de kaçınılmazdan zevk almanın yollarını umarım bu yazıda bulabilirler.

IMG_4376
Fundació Joan Miró, Centre d’Estudis d’Art Contemporani
  1. Hangi sergilere gidebilirim?

Başta sosyal medya, ardından dergi ve gazeteler, çoğumuzun sergilerden haberdar olduğu kanallar. Çeşitli kültür-sanat blogları da bu konuda aylık güncel listeleriyle takipçilerinin işlerini kolaylaştırmakta. Başkalarının sizden önce gezip sosyal medyada paylaşmalarını beklemeden sergilerden haberdar olmak için sanat bloglarını takip etmek, teker teker galeri ve müzelerin internet sayfalarına girip sergi takvimlerini incelemekten de çok daha basit. Düzenli sanat yayınları da ayın ve yılın önemli sanat etkinliklerini yakalamanın yolları arasında.

 

  1. Rota oluşturmak = zamanı verimli kullanmak!

Siz de benim gibi liste hazırlamaktan şeytani bir zevk alan değişiklerdenseniz işiniz kolay: internet sizin oyun alanınız! Amma velakin, “ben eylem insanıyım, oturup rota çıkarana kadar gider sergiyi gezerim” diyorsanız da çeşitli kurum ve kişilerin aylık çıkardığı programlardan yararlanabilirsiniz. Eğer İstanbul sınırları içerisindeyseniz, gideceğiniz herhangi bir galeri veya müzede bu haritalardan edinmek için görevlilere sormanız yeterli olacaktır. Diğer şehirlerde de sanat galerileri ve müzelerdeki çalışanlardan yardım almak, kolaylık sağlayacaktır. Sonrasında tek yapacağınız, öncelik verdiğiniz sergi mekanı ve çevresinde neler olduğunu tespit edip sırayla gezmek.

IMG_1537
2. Uluslararası Görsel Sanatlar Buluşması, Çetin Emeç Sanat Galerisi
  1. Sergi nasıl gezilir?

İşte geldik asıl meseleye… Yüksek lisans derslerimiz arasında Sanat Yönetimi dersini aldığımız çok değerli bir hocamız sergi gezerken en bilgili ve meraklımızdan en ilgisiz olanımıza hepimizin yaşadığı o komik duruma dikkatimizi çekmişti: Sergiye girip ilk esere bakarken üzerimizde hissettiğimiz o baskıyla hangi esere ne kadar süreyle bakacağız? Orada anlatılmak isteneni anlamak için ideal süre ve davranış nedir? Sergi nasıl gezilir?

istanbul bienali iyi bir komşu istanbul modern
15. İstanbul Bienali “iyi bir komşu”, İstanbul Modern, 2017

Bu soruların cevabı kişiden kişiye değişebilse de; yurtdışında daha ana okul çağında çocuklara öğretilen bir yöntemi yetişkin bireyler olarak uygulamak işimize yarayabilir. Akademisyenlerin “göstergebilim” olarak adlandırdıkları ve çoğumuzun farkında olmadan takip ettiği metotları sergi gezerken uygulamak için benim tavsiyem: Sanat ile ilgisi olmayan bir arkadaşınızla sergi gezin! Hatta varsa çocuğunuzla, küçük kardeşinizle sergi gezin. Ünlü sanat tarihçisi, eleştirmen ve kuramcı E. H. Gombrich’in de dediği gibi, “Sanata değgin hiçbir şey bilmemek, sanat züppeliğine yol açan sözümona kültürden kat kat iyidir.” (36)

Merve Turan Dönme Dolap Sergisi KKSM izmir sergi
Merve Turan “Dönme Dolap” Sergisi, KKSM

Sıkça sergi gezen ve sanat ile yolları kesişen bireyler, bir yerden sonra eseri objektif olarak değerlendirmeden çıkarım yapma eğiliminde oluyorlar. “Sanat tarihini biraz bilen bir kimse de, kimi vakit benzeri bir tuzağa düşebilir. Bir sanat yapıtını gördüğünde, kendini ona verecek yerde, aklında, o yapıta yakışacak etiketi aramayı yeğler.” (Gombrich 37) Kısacası sergi gezerken kendimizi keyif almaktan ve karşımızdaki esere vermekten de alıkoymamalıyız. Diğer yandan, ister içimizden ister sesli olarak eser ile ilgili değişmez gerçekleri sıralamak, o eseri anlamak için ihtiyacımız olan verileri önümüze serebiliyor. Gombrich’in de okurlarından beklediği gibi eserlere yepyeni gözlerle bakıp ayrıntıları görmek, eserden etkilenmeye çalışmak yerine ayrıntıların ne dediğini anlamaya çalışmak için taze bir bakış açısı tahmin ettiğinizden daha çok işinize yarayabilir.

2016 MFA Exhibition
Ozan Atalan, 2016 MFA Exhibition

“Her imgede bir görme biçimi yatsa da bir imgeyi algılayışımız ya da değerlendirişimiz aynı zamanda görme biçimimize de bağlıdır.” (Berger 10) Her insan baktığı imgede farklı bir nokta görebiliyorsa bunun sebebi hepimizin farklı görme biçimlerine sahip olmasından kaynaklanıyor. Örneğin, kırmızı renk yetişkin bir birey için aşk ve tutkuyu çağrıştırırken, bir çocuk için eğlence ya da en sevdiği tatlıyı çağrıştırabilir.

Ai Weiwei Sabancı Müzesi 2018 atlı köşk çağdaş sanat porselen
Ai Weiwei, Sabancı Müzesi 2018

Gelelim yukarıda bahsettiğim “göstergebilim” konusuna… Mehmet Rifat göstergelerle ilgili şunları söylemiştir; “Sözgelimi bir tablodaki bir renk öğesi ya da bir figür gösterge olarak değerlendirilebileceği gibi, bir edebiyat yapıtında bir kahramanın amacı ya da davranışı veya moda dergisinde gördüğümüz bir bluz, bir etek, bir kazak, vb. çevresindeki öbür birimlerle bağlantısı olan gösterge olarak değerlendirilebilir.” (12) Kısacası, bir sanat eserinin karşısına geçtiğimizde önümüzde bir göstergeler topluluğu (renkler, şekiller, figürler) bulunmaktadır. Bizim bu eseri anlama yolunda yapacağımız işlerden biri de o göstergeleri saptamak (mavi, kırmızı, mor, insan, kare, üçgen, dik, yatay vb.) ve bu göstergeler topluluğuyla yaratılan anlatımları çözümleyip yeniden inşa etmektir. Yine Rifat’a göre bu eylem “sonsuza açılabilecek olan bir evren yaratmadır”. (20) Birçok insanın sanattan keyif almasının temel sebeplerinden birinin de bu yeni evrenler yaratma eylemi olduğunu düşünüyorum. Adeta bir bilmece çözer gibi eseri parçalarına ayırıp sonra da dilediği/anladığı gibi birleştirmek sanat izleyicisinin eser karşısında özgürleştiği anlardan biri. “Büyük sanat yapıtlarının tadına varılmasında, alışkanlıklarımızı ve önyargılarımızı aşmaktaki isteksizliğimizden daha büyük bir engel yoktur.” (Gombrich 29)

IMG_4115
Monica Bonvicini Bayıltılmış / Belt Out, 15. İstanbul Bienali 2017
  1. Oyun başlasın

Sizin de bir eserin yanına gelince ilk yaptığınız hareket eser adı, teknik, yapım yılı vs. yazan duvardaki o küçük etikete bakmak mı oluyor? Kendinize yeni bir oyun yaratıp ilk önce esere odaklanıp, inceledikten ve Gombrich’in bahsettiği gibi kendinizi eserde kaybettikten sonra eserin adını tahmin etmeye çalışın! Kimi zaman eser adlarında kendi yorumlarınızın doğruluğunu teyit eden kelimelerle karşılaşınca sanatçıyı bir nebze olsun anlamak insanı mutlu ediyor. İsimsiz I moralinizi bozmasın, belki de bir sonraki eserin adı gerçekten Kırmızı, siyah, mavi, sarı ve griyle düzenleme*dir.

    5.  Rehberli gezilere katılın

Rota çıkarmak, ön bilgi edinmek ya da tarihleri takip etmek gibi zaman alan süreçleri atlatmanın, ancak sergiyi kapsamlı olarak gezmenin yöntemlerinden biri de rehber eşliğinde sergileri gezmek. Büyük müzelerin çoğunda belirli tarih ve saatlerde sunulan rehberlik hizmetinden yararlanmak için websiteleri üzerinden kayıt zorunluluğu olup olmadığını kontrol etmeyi unutmamalı. Ayrıca bir çok gezi grubu da sanat sergilerine yer vermekte. Size uygun olan grupla sergi gezmek sadece eğitici değil aynı zamanda hem sosyal bir faaliyet hem de büyük bir keyfe dönüşüyor.

* Kırmızı, siyah, mavi, sarı ve griyle düzenleme (Composition with Yellow Red Black Blue Grey), Piet Mondrian’ın 1920 yılında yapmış olduğu bir tablonun adıdır.

*Berger, John. Görme Biçimleri. Çeviri. Vol. 15, Metis Yayınları, 2009.

*Gombrich, Ernst Hans. Sanatın Öyküsü. Çeviri. Vol. 16, Remzi Kitabevi AŞ., 1997.

*Rifat, Mehmet. Göstergebilimin ABC’si. Vol. 4, Say Yayınları, 2014.