How To
Comments 2

Anlayarak Sergi Gezme 101

Merve Turan Dönme Dolap Sergisi KKSM izmir sergi

Deneyenler bilirler; son zamanlarda sergi gezmek zor zanaat! Sergiyi buldun, eserleri anladın, selfielerden (özçekim!) kaçtın derken savaştan çıkmışsın gibi bir ruh hali… Enseyi karartmadan “anlayarak sergi gezme” tüyolarımı paylaşmaktan mutluluk duyarım. Dilerim ki bu esprili ama bir o kadar da ciddi liste, ajandasında sanata yer ayırmak isteyip de erteleyenlere bir motivasyon olur. Diğer yandan, bir başkası tarafından zorla sergiye sürüklenen masum seyirciler de kaçınılmazdan zevk almanın yollarını umarım bu yazıda bulabilirler.

IMG_4376

Fundació Joan Miró, Centre d’Estudis d’Art Contemporani

  1. Hangi sergilere gidebilirim?

Başta sosyal medya, ardından dergi ve gazeteler, çoğumuzun sergilerden haberdar olduğu kanallar. Çeşitli kültür-sanat blogları da bu konuda aylık güncel listeleriyle takipçilerinin işlerini kolaylaştırmakta. Başkalarının sizden önce gezip sosyal medyada paylaşmalarını beklemeden sergilerden haberdar olmak için sanat bloglarını takip etmek, teker teker galeri ve müzelerin internet sayfalarına girip sergi takvimlerini incelemekten de çok daha basit. Düzenli sanat yayınları da ayın ve yılın önemli sanat etkinliklerini yakalamanın yolları arasında.

 

  1. Rota oluşturmak = zamanı verimli kullanmak!

Siz de benim gibi liste hazırlamaktan şeytani bir zevk alan değişiklerdenseniz işiniz kolay: internet sizin oyun alanınız! Amma velakin, “ben eylem insanıyım, oturup rota çıkarana kadar gider sergiyi gezerim” diyorsanız da çeşitli kurum ve kişilerin aylık çıkardığı programlardan yararlanabilirsiniz. Eğer İstanbul sınırları içerisindeyseniz, gideceğiniz herhangi bir galeri veya müzede bu haritalardan edinmek için görevlilere sormanız yeterli olacaktır. Diğer şehirlerde de sanat galerileri ve müzelerdeki çalışanlardan yardım almak, kolaylık sağlayacaktır. Sonrasında tek yapacağınız, öncelik verdiğiniz sergi mekanı ve çevresinde neler olduğunu tespit edip sırayla gezmek.

IMG_1537

2. Uluslararası Görsel Sanatlar Buluşması, Çetin Emeç Sanat Galerisi

  1. Sergi nasıl gezilir?

İşte geldik asıl meseleye… Yüksek lisans derslerimiz arasında Sanat Yönetimi dersini aldığımız çok değerli bir hocamız sergi gezerken en bilgili ve meraklımızdan en ilgisiz olanımıza hepimizin yaşadığı o komik duruma dikkatimizi çekmişti: Sergiye girip ilk esere bakarken üzerimizde hissettiğimiz o baskıyla hangi esere ne kadar süreyle bakacağız? Orada anlatılmak isteneni anlamak için ideal süre ve davranış nedir? Sergi nasıl gezilir?

istanbul bienali iyi bir komşu istanbul modern

15. İstanbul Bienali “iyi bir komşu”, İstanbul Modern, 2017

Bu soruların cevabı kişiden kişiye değişebilse de; yurtdışında daha ana okul çağında çocuklara öğretilen bir yöntemi yetişkin bireyler olarak uygulamak işimize yarayabilir. Akademisyenlerin “göstergebilim” olarak adlandırdıkları ve çoğumuzun farkında olmadan takip ettiği metotları sergi gezerken uygulamak için benim tavsiyem: Sanat ile ilgisi olmayan bir arkadaşınızla sergi gezin! Hatta varsa çocuğunuzla, küçük kardeşinizle sergi gezin. Ünlü sanat tarihçisi, eleştirmen ve kuramcı E. H. Gombrich’in de dediği gibi, “Sanata değgin hiçbir şey bilmemek, sanat züppeliğine yol açan sözümona kültürden kat kat iyidir.” (36)

Merve Turan Dönme Dolap Sergisi KKSM izmir sergi

Merve Turan “Dönme Dolap” Sergisi, KKSM

Sıkça sergi gezen ve sanat ile yolları kesişen bireyler, bir yerden sonra eseri objektif olarak değerlendirmeden çıkarım yapma eğiliminde oluyorlar. “Sanat tarihini biraz bilen bir kimse de, kimi vakit benzeri bir tuzağa düşebilir. Bir sanat yapıtını gördüğünde, kendini ona verecek yerde, aklında, o yapıta yakışacak etiketi aramayı yeğler.” (Gombrich 37) Kısacası sergi gezerken kendimizi keyif almaktan ve karşımızdaki esere vermekten de alıkoymamalıyız. Diğer yandan, ister içimizden ister sesli olarak eser ile ilgili değişmez gerçekleri sıralamak, o eseri anlamak için ihtiyacımız olan verileri önümüze serebiliyor. Gombrich’in de okurlarından beklediği gibi eserlere yepyeni gözlerle bakıp ayrıntıları görmek, eserden etkilenmeye çalışmak yerine ayrıntıların ne dediğini anlamaya çalışmak için taze bir bakış açısı tahmin ettiğinizden daha çok işinize yarayabilir.

2016 MFA Exhibition

Ozan Atalan, 2016 MFA Exhibition

“Her imgede bir görme biçimi yatsa da bir imgeyi algılayışımız ya da değerlendirişimiz aynı zamanda görme biçimimize de bağlıdır.” (Berger 10) Her insan baktığı imgede farklı bir nokta görebiliyorsa bunun sebebi hepimizin farklı görme biçimlerine sahip olmasından kaynaklanıyor. Örneğin, kırmızı renk yetişkin bir birey için aşk ve tutkuyu çağrıştırırken, bir çocuk için eğlence ya da en sevdiği tatlıyı çağrıştırabilir.

Ai Weiwei Sabancı Müzesi 2018 atlı köşk çağdaş sanat porselen

Ai Weiwei, Sabancı Müzesi 2018

Gelelim yukarıda bahsettiğim “göstergebilim” konusuna… Mehmet Rifat göstergelerle ilgili şunları söylemiştir; “Sözgelimi bir tablodaki bir renk öğesi ya da bir figür gösterge olarak değerlendirilebileceği gibi, bir edebiyat yapıtında bir kahramanın amacı ya da davranışı veya moda dergisinde gördüğümüz bir bluz, bir etek, bir kazak, vb. çevresindeki öbür birimlerle bağlantısı olan gösterge olarak değerlendirilebilir.” (12) Kısacası, bir sanat eserinin karşısına geçtiğimizde önümüzde bir göstergeler topluluğu (renkler, şekiller, figürler) bulunmaktadır. Bizim bu eseri anlama yolunda yapacağımız işlerden biri de o göstergeleri saptamak (mavi, kırmızı, mor, insan, kare, üçgen, dik, yatay vb.) ve bu göstergeler topluluğuyla yaratılan anlatımları çözümleyip yeniden inşa etmektir. Yine Rifat’a göre bu eylem “sonsuza açılabilecek olan bir evren yaratmadır”. (20) Birçok insanın sanattan keyif almasının temel sebeplerinden birinin de bu yeni evrenler yaratma eylemi olduğunu düşünüyorum. Adeta bir bilmece çözer gibi eseri parçalarına ayırıp sonra da dilediği/anladığı gibi birleştirmek sanat izleyicisinin eser karşısında özgürleştiği anlardan biri. “Büyük sanat yapıtlarının tadına varılmasında, alışkanlıklarımızı ve önyargılarımızı aşmaktaki isteksizliğimizden daha büyük bir engel yoktur.” (Gombrich 29)

IMG_4115

Monica Bonvicini Bayıltılmış / Belt Out, 15. İstanbul Bienali 2017

  1. Oyun başlasın

Sizin de bir eserin yanına gelince ilk yaptığınız hareket eser adı, teknik, yapım yılı vs. yazan duvardaki o küçük etikete bakmak mı oluyor? Kendinize yeni bir oyun yaratıp ilk önce esere odaklanıp, inceledikten ve Gombrich’in bahsettiği gibi kendinizi eserde kaybettikten sonra eserin adını tahmin etmeye çalışın! Kimi zaman eser adlarında kendi yorumlarınızın doğruluğunu teyit eden kelimelerle karşılaşınca sanatçıyı bir nebze olsun anlamak insanı mutlu ediyor. İsimsiz I moralinizi bozmasın, belki de bir sonraki eserin adı gerçekten Kırmızı, siyah, mavi, sarı ve griyle düzenleme*dir.

    5.  Rehberli gezilere katılın

Rota çıkarmak, ön bilgi edinmek ya da tarihleri takip etmek gibi zaman alan süreçleri atlatmanın, ancak sergiyi kapsamlı olarak gezmenin yöntemlerinden biri de rehber eşliğinde sergileri gezmek. Büyük müzelerin çoğunda belirli tarih ve saatlerde sunulan rehberlik hizmetinden yararlanmak için websiteleri üzerinden kayıt zorunluluğu olup olmadığını kontrol etmeyi unutmamalı. Ayrıca bir çok gezi grubu da sanat sergilerine yer vermekte. Size uygun olan grupla sergi gezmek sadece eğitici değil aynı zamanda hem sosyal bir faaliyet hem de büyük bir keyfe dönüşüyor.

* Kırmızı, siyah, mavi, sarı ve griyle düzenleme (Composition with Yellow Red Black Blue Grey), Piet Mondrian’ın 1920 yılında yapmış olduğu bir tablonun adıdır.

*Berger, John. Görme Biçimleri. Çeviri. Vol. 15, Metis Yayınları, 2009.

*Gombrich, Ernst Hans. Sanatın Öyküsü. Çeviri. Vol. 16, Remzi Kitabevi AŞ., 1997.

*Rifat, Mehmet. Göstergebilimin ABC’si. Vol. 4, Say Yayınları, 2014.

This entry was posted in: How To

by

I have completed my undergraduate education in Koç University in the field of Economy and received my masters' degree in Cultural Management from Bilgi University. I have worked as an Event Coordinator in Kedi Kultur Sanat Merkezi (a cultural center/art gallery) which, enabled me to view the results of my masters' project 'Parallel Gallery Model in Audience Development: A Case Study Kedi Kültür Sanat Merkezi'. After 5 years of experience at KKSM, I have relocated and moved into İstanbul. I started working at İKSV as a freelance exhibition guide for İstanbul Design Biennial. Later became the Assistant Operations Manager at a private art gallery. Now I continue my quest to share my passion for arts and culture with people via local and worldwide artwalks.

2 Comments

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s